Merhaba arkadaşlar Yunanistan’a bağlı Rodos ve Symi adalarına fotoğraf gezimizi tamamladık,birçok güzel fotoğraf ve anılarla geri döndük. Her şey çok güzel geçti.Başta teşekkür etmek istediğimiz kişiler ve kurumlar olacak,kısaca onlara bu görevimizi yerine getirelim sonra  bu güzel gezimizin nasıl geçtiğini sizlere anlatalım.

Öncelikle seyehat acentamız Tilod Travel Antalya temsilcisi Selami beye,Fethiye temsilcisi Hacı beye,Tilos çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz,güvenli ve konforlu bir yolculuğu sağladıkları için ayrıca samimi yaklaşımları için.Daha sonra gezimizde bize rehberlik yapan Kadir Arıkan’a çok teşekkür ediyoruz,bizleri çok güzel bilgilendirdi rodos ile ilgili.Rodos Başkonsolosluğumuzada çok teşekkür ediyoruz,kendilerini ziyaret ettik ve bizlere orda güvende hissetmemizi sağladılar. Lydia otel personeline de samimi ve sıcak davranışları için teşekkürlerimizi iletiyoruz.Tabi en özel teşekkürümüzü bu gezide bizlerle olan üyelerimize  iletelim…

Evet teşekkürlerimiz bittiyse gezi yazımıza geçelim arada aklımıza gelirse yine söyleriz.Gezimiz sabah erken saatlerde Antalya’dan başladı 2.5 3 saat gibi bir zamanda Fethiye’de olduk,pasaport işlemleri çok kolay geçti 10 dakika içinde gemimize bindik. Tilos travel’a ait gemimiz gerçekten büyük ve konforluydu,yaklaşık 2.5 saatlik yolculuğumuzun ardından Rodos limanına yanaştık. Rodos’ta gümrükte bizi bir sürpriz bekliyordu,yunan makamları Türklere kolaylık olsun diye Türkçe bilen bir görevli tahsis etmişti,sohbetimizde annesinin Türk Babasının yunan olduğunu söyledi,çok yardımcı oldu sağolsun. Kısa sürede burada da işlemlerimizi hallettik ve şehir merkezindeki Lydia otelimize 5-6 dakikalık araç mesafesi ile geldik.

Rodos’ta oteller çok yeni yapılar değilmiş ama içleri hersene restorasyon gördüğü için yeni gibiydi,kaldığımız otel dört yıldızlıydı ve kusursuz bir hizmet aldık,rodos’a gidecek olanlara tavsiye ediyoruz.2 saatlik dinlenme molasından sonra sabırsızlıkla Rodos sokaklarına kendimiz attık.İlk izlenimiz aslında yeni ve eski şehir olarak ikiye ayrılmasıydı.Yeni şehir modern ve düzenliydi.Eski şehir gerçekten de tarihi değeri olarak bir çok önemli yapıya ve esere ev sahipliği yapıyordu,etkileyici bir görselliği vardı. Şövalyeler şatosu ve caddesi,kale surları Osmanlıdan kalan camiler ,çeşmeler,kütüphane gibi birçok güzel bölüm burada bizleri bekliyordu. Rodos limanı da tüm ihtişamı ile biz bekliyordu orayı da gezdik takibi,Mandraki Limanı desek daha doğru olur aslında.

İlk günümüz şehir turu ile böyle geçti,otelimize geri döndük,sonra sözleşip akşam için yunan müziği için otele yakın blue lagoon adlı restorant’a gittik.Tavsiye ediyoruz çok eğlenceli ve lezzetli yemekleriyle tercih edebileceğiniz bir yer.Gece 12 olduğunda otelimize döndük,çünkü sabah bizi başka bir yunan adası SYMİ bekliyordu.

Sabah 09.00 da teknemize bindik,aslında tekne demeyelim bildiğiniz kocaman bir gemiydi.Çok konforlu geçen yolculuğumuz 1.5 saat sürdü,aslında Ülkemize çok yakın bir adaymış symi,Türkiye hatlarımız çekmeye başladığında anladık. Symi adasında önce  panormitis isimli adanın girişinde bir koya kurulmuş manastır ile gezimize başladık,burada 1 saatlik zaman verildi, bizde bu güzel yeri gezdik,küçük bir fırın vardı sıcak sıcak poğaçalara hayır diyemedik.Buradan ayrılıp adanın diğer tarafına doğru yola çıktık 15-20 dakika sonra rengarenk ve sevimli evleri ile symi merkezi biz karşıladı,dar sokakları renkli evleri ile bizi kendisine hayran bıraktı symi,burada denize girme fırsatımız oldu,çok güzeldi oda.Alışveriş için vaktimiz de oldu yemek yemek içinde ,17.30’da rodosa dönüşe geçtik. Rodosa geldikten sonra serbest zaman bıraktık herkese,kimi fotoğraf çekti kimi alışveriş yaptı,kimi rodosu tekrar dolaştı.

Pazar günü adanın 56 km mesafedeki Lindos bölgesine gittik,giderken yol üstünde önemli duraklarımızda oldu,rodosu tepeden gören Filerimos Antik Tepesi ( Burada eski bir Yunan Katedrali, İtalyanlar tarafından yapılan; Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini her 5 metrede bir yaptıkları bakır tabletlerle sembolize eden taş yolu ziyaret ettik,ardından Kelebekler vadisi ikinci durağımız oldu,milyonlarca kelebek bizleri bekliyordu,bizi burda şaırtan tek bir tür kelebek olmasıydı,açıklaması vardır sanırız.Evet artık Lindos’a geldik muhteşem kalesi beyaz evleri ve kumsalı ile muhteşem biryer bulduk.Eşekler ile kaleye tırmanabildiğiniz farklı ve keyifli bir yerdi.Artık gezimiz bitmişti ve dönüşe geçtik.17.00 de limana geldik sanırım 2 dakika bile sürmeyen pasaport işlemi ile gemimize bindik ve evimize geldik.

Bizi orda yunan halkı çok misafirperver bir şekilde karşıladı,aramızdakilerin yunan algısı değişti diyebiliriz, aslında o kadar benziyoruz ki…Biz onları sevdik onlarda bizi ,mutlu bir 3 gün geçirdik,onlara da teşekkür edelim o zaman…

2.rodos gezimiz 26 temmuzda…

görüşmek dileğiyle…

Anfok’la kalın 🙂

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir