IŞIĞIN VE USTALIĞIN İZİNDE: AYKUT SARIYILDIZ
Merhaba, ben Aykut Sarıyıldız.
Profesyonel Fotoğraf Eğitmeni, Sanatçı ve ANFOK (Antalya Fotoğraf Kulübü) Kurucu Başkanı.
Fotoğraf benim için sadece bir meslek değil; ışıkla yazılan bir biyografi, vizörden hayata bakılan bir ustalık yolculuğudur. Akademik disiplini saha tecrübesiyle, teknik bilgiyi sanatçı vizyonuyla harmanlayarak yıllardır yüzlerce öğrenciye rehberlik ediyorum.
13 Ağustos 1979’da İstanbul’da doğdum. İlköğrenimimi İzmir ve Antalya’da, ortaokul ve liseyi İzmir’de tamamladım. Akademik temelimi ise çok yönlü bir disiplinle kurdum: Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi ile analitik düşünceyi, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümüyle teknik derinliği, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü ile de sanatsal vizyonu hayatıma kattım.
Ancak vizörün arkasındaki asıl miladım; 17 yaşında Cunda Adası’nın o tarihi balkonlu evlerine kilitlendiğim andır. O gün, fotoğrafın sadece anı dondurmak değil, zamana bir ruh katmak olduğunu keşfettim. Uzun yıllar turizm sektöründe çalışıp insan hikayeleri biriktirdikten sonra, 2000’li yılların başında ışığın başkenti Antalya’ya yerleştim.
ANFOK ve 18 Yıllık Eğitim Serüveni
Bu tutkuyu bireysel bir eylemden toplumsal bir kültüre dönüştürmek adına, 13 Mart 2008’de ANFOK (Antalya Fotoğraf Kulübü)’nü kurdum. Sosyal medyada küçük bir kıvılcım olarak başlayan bu hareket, bugün şehrin görsel hafızası haline geldi.
Bir Profesyonel Fotoğraf Eğitmeni olarak, ANFOK çatısı altında bugün itibarıyla 125. eğitim dönemini açmanın gururunu yaşıyorum. Dile kolay, 18 yılda 2000’den fazla fotoğraf tutkununu yetiştirdik ve onları birer "kadraj avcısına" dönüştürdük. Sadece temel bilgileri değil, fotoğrafın inceliklerini ve ileri seviye teknikleri aktardığım atölyelerimiz, 100’den fazla saha gezisi ve 7 büyük sergiyle büyüyerek kocaman bir aileye dönüştü.
Felsefem: "O Rüzgarı Hissetmek"
Benim eğitimlerimde öğrencilerime aşıladığım en önemli ilke, hayata "otomatik pilotta" bakmamalarıdır. Bu bakış açısını, zihnimde hep şu sahneyle özdeşleştiririm:
Dağların denizle kucaklaştığı eşsiz bir sahil yolunda ilerlediğinizi hayal edin. Kimileri, konforlu arabalarının camlarını kapatıp, dünyayı sessize alarak "otomatik pilotta" hedefe varmaya odaklanır. Önlerinden akıp giden hayat, onlar için sadece bir dekordur.
Ama biz... Biz o yolu sadece kat edenler değil, o anın kaşifleriyiz. Altımızdaki klasik arabanın üstünü açar, o tuzlu rüzgarın yüzümüze çarpmasına izin veririz. Biz yolda olmayı, varmaktan daha çok severiz. Öğrencilerime her zaman şunu söylerim: Eğer o rüzgarı hissetmiyorsanız, çektiğiniz kare sadece bir görüntüdür, fotoğraf değildir. Biz, hayatı camın arkasından izleyenlerden değil; o manzarayı yaşayan, koklayan ve ruhuna dokunanlardanız. Bilgisayar başında değil, sahada, o anın içinde üretiriz.
Görünenin Ötesine Bakmak
İnancım şudur: İnsanların her gün gördüğü şeyleri olduğu gibi gösterirseniz, bu sadece bir "kayıt" olur. Sanatçı, mevcudun daha iyisini, orada saklı olanı görebilendir. Karmaşık kadrajlardan uzak, sade ve yalın bir anlatımla; öğrencilerime "bakmak" ile "görmek" arasındaki o ince çizgiyi fark ettirmeyi amaçlıyorum.
Eğer siz de hayatı otomatik pilotta yaşayanlardan değil, rüzgarı hissedip anı donduranlardansanız; yolumuz aynı kadrajda kesişecek demektir.
Copyright © 2026 ANFOK. Tüm Hakları Saklıdır.